21 Mart 2014 Cuma

Ebediyet Yurduna Yönelin!...


Selamün aleyküm aziz kardeşlerim;
Blogumda uzun zamandır paylaşım yapmıyordum. Ama bundan sonra kaldığım yerden devam edicem inşallah:) Çünkü yazmak bana çok iyi geliyor, bildiklerimi paylaşmak ise
en güzeli... Kalbime aklıma ruhuma iyi gelen şeyi neden yapmayayım değil mi?
Sizde kalbinize aklınıza ruhunuzu iyi geleni yapın her zaman;)
Cuma'mız hayr,dualarımız kabul olsun inşâAllah.



                                                             ******
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir de: İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir, denir.” (Kâf, 19)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol!..” (Buhârî, Rikak, 3)

Cenâb-ı Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
“-Kulun kalbine bir nûr gelince kalb açılır ve genişler.”
Sordular: “-Ya Rasûlallah bunun bilinmesini sağlayacak bir alâmeti var mı?”
Efendimiz buyurdu:
“Aldanma yurdu olan dünyâdan uzaklaşıp, ebediyet yurdu olan ahırete yönelmek ve ölüm gelmeden hazırlıklı olmak bunun işaretidir.” (İbn Mübârek, Kitâbü’z-zühd, s.78)






- ikigunbird​egil.com'dan alıntıdır.

9 Ağustos 2013 Cuma

Selam vermeden söze başlamayın.

-Önce selam veren kibirden uzak olur.

-Din kardeşinize rastlayınca selam verin!

-Bir eve girince, ev halkına selam verin. Çıkarken de selam verin.

-Bir yere girerken de, oradan çıkarken de selam verin!

-Yalnız tanıdıklara selam vermek, Kıyamet alametidir.

-Selam, cennet ehlinin selamlaşma şeklidir.

-İnsanlara güler yüzle selam vermek sadakadır.

-Selamı yayın ki, selâmette kalasınız.

-Selamı yayın ki, düşmanlarınıza üstün gelesiniz.

-Selam, Allah’ın isimlerindendir. Öyle ise selamı aranızda yayın!

-Selamı yayın! Çünkü o, Allah’ı razı eden bir ameldir.
Hadis-i Şerif





21 Temmuz 2013 Pazar

Rivayet olunur ki, Cenâb-ı Hak, nefsi yaratınca O’na sorar:
“-Sen kimsin, ben kimim?”
Nefis cevap verir:
“-Sen sensin, ben de benim!”
Cenâb-ı Hak, kendisini var eden Rabbini tanımak istemeyen nefsi, ceza olarak bin yıl ateşte yakar. Bin yıl sonra tekrar sorar:
“-Sen kimsin, ben kimim?”
Nefis tekrar azgınca cevap verir:
“-Sen sensin, ben benim!”
Allah Teâlâ, bin yıl daha nefsi ceza olarak yakar, tekrar sorduğunda yine aynı cevabı alır. Bu defa ceza olarak onu üç gün aç bırakır. Üç gün sonra nefse:
“-Sen kimsin, ben kimim?” sorusunu sorunca nefis bitkin bir şekilde cevap verir:
“-Sen Alemlerin Rabbi Allahsın, ben ise âciz bir nefsim!..”
Bu rivayette de görüldüğü üzere, oruç, nefsi terbiye etmenin en kolay yoludur.

15 Haziran 2013 Cumartesi

  - HATIRLATMA-
    
     Vakt-i akşamınız hayr olsun...
    
İnsan kelimesinin anlamının "Unutkan" olduğunu biliyor muydunuz?

  İbrahim Tenekeci'den bir söz okudum, söz gerçekten uygulanmalı...! 
Söz şudur; 

Dünyaya biraz düşkün olduğum vakit,
Telefonumun hatırlatmalar
bölümüne 
'Ölüm var' yazıyorum.
Böylece, saat başı uyarı geliyor ;
Ölüm var..

Bu sözü sözde bırakmayalım uygulamaya geçelim kardeşler! 
 Telefonumuzda dünyalık o kadar şey var ki;
 Salı Ece'de gün var,perşembe şuraya gidicem ve buna benzer birçok şey... 

 Aslında en önemli hatırlatma olan Ölüm'ü unutuyoruz...
  Evet biz insanız unutuyoruz... En baştada dediğim gibi unutkanız...
 Ama hatırlamak içinde uğraşmıyoruz...
Hayatımıza sokabileceğimiz küçük ama bize kazandırdığı büyük olan uygulama.
Hadi bakalım telefonları ele alıyoruz,
Bu sayede teknolojiyi faydalı olarak kullanmış oluyoruzz :)






                                                                                                                                      Unutmayın;                                                                                                                            ÖLÜM var !

2 Haziran 2013 Pazar

                                   Kalb-i Hastalık ve Reçetesi  

  
  Selamün Aleyküm;
Bugün ki yazımı takip ettiğim bir internet sitesinde yayınlamışlar,
Bende sizlerle paylaşıyorum,lütfen sizde herkesle paylaşın... 
Günümüzün en büyük hastalığından bahsediyor;

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Onların kalblerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardır.” 
(Bakara, 10)

Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Haberiniz olsun ki, bedende bir et parçası vardır.
 O iyi olursa bütün beden iyi olur; o bozuk olursa bütün beden bozuk olur. İşte o, kalptir.”
 (Buhârî, Îmân, 39)

Kulun kalbine musallat olan ve onu Allah’a ibadetten alıkoyan hastalıkları ondan uzaklaştırmak, mutlaka yapılması gereken pek mühim bir iştir.
Bahsedilen hastalıklar dört çeşittir:
Birincisi; Rızık konusudur ve onu elde etmek için gösterilen aşırı endişeler ve gayretlerdir. Hâlbuki bunun tedavisi tam tevekküldür.
İkincisi; Hatıra gelen şeyler ve korkulardır. 
ve bunları elde etme etme isteğiyle hukuka aykırı girişimlerdir. 
Bunun tedavisi, ancak işleri Allah’a ısmarlamaktır.
Üçüncüsü; Başa gelen şiddet ve musibetlerdir. 
Bunun ilacı ancak sabırla hâsıl olur.
Dördüncüsü; Kaza ve kaderdir.
ve bunların çeşitli şekillerde görülen başa gelen kederlerdir. 
Bunun tedavisi olanlara rızâ göstermekledir.
Rızık hususunda tevekkül edip, 
Korku ve endişe zamanlarında işi Allah’a ısmarlayan 
Zorluklara sabredip kazaya razı olan kulun kalbi sâfî olup huzûr ve sükûna erer. 
Ârif ve kâmil olup her murâdını alır.
Bu dört hastalığın tedavisi ve ilacı şu dört asıldır ki;
Bunlar tevekkül, tefviz, sabır ve rızâdır. 


Ve sevdiğim bir sözle bitiriyorum

ALLAH sadece kalbi verir,içini sen doldurursun...
        





                                                                               
                                                                       Kalbinize iyi bakın,

                                                                                               Sevgilerimle.


Sözlük
Tefviz:Bir işi sebeblere yapıştıktan sonra Allahü teâlâya havâle etmek.


                                                                                                      

31 Mayıs 2013 Cuma

Asım Yıldırım Yalnız Değiliz - Dailymotion video

Yanlız değiliz... 
Bir rehberimiz var... 
"KUR'ÂN"ımız var...

Asım Yıldırım Yalnız Değiliz - Dailymotion video


Asıl yanlızlık "ALLAH"ı kaybetmektir...
Yanlız olmadığınızı,
ALLAH'ın her an sizinle olduğunuzu unutmayın.
Evellimizde "ALLAH"
Ahirimizde "ALLAH"
Her an "ALLAH"...

                                                                                                                           Her anınız "ALLAH" aşkıyla olması dileğimle
                                                                                                                              Hoşçakalın...


* Asım Yıldırım'ın diğer dinletilerini dinlemenizi tavsiye ederim...

23 Mayıs 2013 Perşembe


                      MUTSUZLUĞUN TEMELİ "KISKANÇLIK"

Bismillahirrahmanirrahim...


Bugün yazmak istediğim konu günümüzün en büyük sorunlarından biri olan 
Kıskançlık.. Haset duygusu da diyebiliriz.


7'den 70'e kadar herkeste olan duygudur.Bu duygu yaratılışımız da vardır ama şeytanının duygusudur.
Şeytan,Hazreti Âdem'e haset ettiği için ona secde etmeye utandı..
ve hasetten ötürü kendini sonsuz saadetten mahrum kıldı..

Sevdiğimizi sahiplenmek korumak...
Başkalarına gıpta etmek,kendi içinde bir yarış yapmak.
Bunlar insani ve güzel şeyler...
Ama artık kıskançlık farklı bir boyut kazandı,
Artık kendi sevdiğimiz insanları değil,başkalarını kıskanmaya,
ve onun elindeki telefonu, kulağındaki küpeyi bile kıskanır olduk..

Aslında çok derine girmeden bir örnek vereceğim;

ELMA ve AYVA... 

Ne kadar farklı olsalarda, her birinin tadı farklı olsada birbirlerini hep kıskanırlar...
Ama bilmezler ki her birinin tadı kendine özel kendine güzel...
Elma'dan çok güzel elmalı kurabiye olur değil mi? Ama bunu ayva'dan yaparsanız aynı tadı alamazsınız..
Ama ayva'dan da bir ayva tatlısı yaparsınız,Elma'dan yapsanız bile asla yerini tutmaz..
Ama onlar hep derler ki; Onun tadı daha güzel.. Bilmezler ki elmalı kurabiyeyi seven başka,ayva tatlısını seven başka...


O yüzden;Sen Sensin..Kendine özel,kendine güzelsin..
Ve ALLAH senin aynından bile yaratmamışken biz kendimizi basitleştirip,başkalarını kıskanıp özeniyoruz...
Dediğim gibi farklı boyutlarda;
Herşeyine kıskançlıkla bakmak,ona gideyim şimdi bir laf söyleyeyim,Gideyim ne kadar kötü giyindiğini bir anlatayım,Bu aldığın unvanın bir kuruş değeri olmadığını söyleyeyim.. gibi bir çok şey...

Bakın Resûlullah (sas) ne demiş;
"Hiçbiriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe gerçek iman etmiş olamaz".


Öylece oturup düşünmenin vakti gelmedi mi ? 

                                                                                                                      

                                        
                                                                           

                                                                                   Selam ve Dua ile 

                                                                          Hoşçakalın...